01 Nisan 2024

Kelebekleri anlamak...



30 Mart Cumartesi gecesi Tünel’den Kuledibi’ne iniş yaparken, Galip Dede Caddesi’nde görseldeki İstanbul tablosuyla karşılaştım. İnternet ajanı çerezlerin maharetlerini düşünmeye dakikalar kalmışken fotoğrafını çektim. İstanbul’un simge yapılarının buluşturulduğu yağlı boya tablo, eserlerinde milyonlarca insanın kaybolduğu İzlenimci Ressam Vincent Van Gogh’un “Yıldızlı Gece” şaheserinden aşırmalarla kuşatılmıştı. Özellikle de gökyüzü… Dakikalar geçip gitti; yol da tükenince soluklandığım sosyal medyada karşıma Vincent Van Gogh’un eserlerinden hazırlanmış, yapıtlarının hareketlendirildiği harika bir animasyon kolaj çıktı. 30 Mart, Vincent Van Gogh’un doğum günü olsa da çerezlerin maharetleri o an düştü aklıma...

Saint Remy'de (Fransa) bir manastırdaki Saint Paul Akıl Hastanesi'nden kardeşi Theo Van Gogh’a yollayacağı mektuba “Yaşamın ağırlığına daha fazla dayanamıyorum Theo. Daha fazla resim yaparak unutmaya çalışıyorum ama olmuyor. Kulağımdaki çığlıklara karşı koyamıyorum” yazıp kulağını kesmiş bir dahi o…

Aşırmalar demişken; Vincent Van Gogh’un yaşamını noktalayacağı yaşa eşitleyip zindanda dolaşarak çember oluşturan 37 mahkumu çizdiği (Aynı yıl intihar etmiştir, 1890), tablonun ortasındaki figüre kendi yüzünü resmettiği “Tutuklular Çemberi” eserinde özgürlüğü, dürüstlüğü, saflığı, umudu simgeleyen iki beyaz kelebek, intihalciliğe bel bağlamış sanatkarlara (!) hedeflenen mesajları ulaştıramamış olsa da halen özgürce gökyüzüne yükselmekte… “Sıkıntıdan öleceğime tutkudan ölmeyi tercih ederim” sözü büyüklüğünde ruha sahip, delilikle dahiliği buluşturan Empresyonizm’in ustası… Doğum günün kutlu olsun ve bizi affet…


37 yaşında intihar eden Vincent Van Gogh’un 37 karakterle “37 yıl zindandaki bir tutsak gibi yaşadım” mesajı verdiği “Tutuklular Çemberi” tablosu…