22 Ekim 1977
Mehran Karimi Nasseri, İranlı bir mülteciydi. Sir Alfred Mehran adıyla tanınmış
bir mülteci… İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'ye karşı protestolar kabarıp sınır
dışılar başlayınca Sir Mehran’ı da mahrum bırakmadılar (!) Belçika'da Birleşmiş
Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından “Mülteci” statüsü aldı ve Avrupa
Ülkeleri’nde sığınmacı oldu. Annesi İngiliz olduğu için 1986 yılında
İngiltere'ye yerleşmeye karar verdi. Pasaport ibraz edemeyince Fransa'ya geri gönderildi.
Tutuklandı. Ta ki havalimanına girişinin yasal olduğu ve geri gönderilecek bir
ülkesinin olmadığı anlaşılıncaya dek… Serbest bırakıldı. Paris-Charles de
Gaulle Havalimanı’nda Terminal 1’in Gidiş Salonu’nda kalabalıklarla iç içe
fakat yalnız yaşamaya başladı. Terminal yaşantısı 18 yıl sürdü (1988-2006). Umursanmadı,
görülmedi, yok sayıldı. Hor görüldü. Kim bilir 18 yılda kaç insan gözlerine
baka baka insanlığı kaç defa öldürdü. O öykü 2004 yılında kitaplaştırıldı. Yıllarca
Sir Mehran’a “Deli” diyen önyargılı insanları köşelerine itecek kitabın yazarı
Amerikalı Michael Crichton, kitabın ismini The Terminal Man koydu. Sir Mehran iki
yıl önce kalp krizi geçirdi. Hayatı, 18 yıl yaşam sürdüğü havalimanında
noktalanan Sir Mehran’ın otobiyografisini Tom Hanks yıllar sonra Terminal adlı
filmde canlandırdı. Yapı taşı misali; güzeldi, unutulmadı.
11 Mart 2024
34 gündür Sir Mehran’ın yaşadığı kadar uzun olmasa da benzer bir hayat
hikayesine ev sahipliği yaptığını bilmediğim İstanbul Havalimanı’nda; anıların
geçmişe sürüklediği, seyahat heyecanı yaşayan, vedalaşıp kavuşan insanları
seyre dalmışken kaybolup gideceğim bir hikayeyle yolum kesişti. Henüz
noktalanmamış, kitabı yazılmamış, filmi yapılmamış öykünün başrolünde yine bir
İran vatandaşı var: Akademisyen Doktor Shiva Kaviani… Terminal filmi kadar kimsesiz,
sıcak ve samimi Shiva Kaviani’yi Dış Hatlar Giden Yolcu Kontuvar Alanı’nda kendimi
dışlayıp sessizce dinlemeye başladım. Gayreti karşısında öne eğilerek… Shiva
Kaviani’nin “Tıp” üzerine kitapları ve akademik çalışmaları var. 2006-2014
yılları arasında Türkiye, Kore, Kanada, Almanya, Hollanda, Çin, Yunanistan,
Brezilya, Avusturya, İtalya, İngiltere, İspanya, Macaristan ve İsveç’teki
üniversitelerde Tıp Teknolojisi, Tıp Eğitimi, Felsefe, Kültür ve Bilim Alanları’nda
38 farklı Uluslararası Kongre, Seminer ve Konferansa katılmış bir isim… Kıymetli
kıymetsizlerden… Kanada’nın Toronto Şehri’nde yaşıyor. Kendisine “Siyasi Yasak”
getirilince İran’dan Ağrı Doğubayazıt’a yola çıkmış… Hedefi yeniden Kanada’ya
gidebilmek… Gürbulak Sınır Kapısı’ndan geçip İstanbul Havalimanı’na yaptığı
yolculuğu detaylarıyla anlattı. Kanada’da oturum süresi dolduğu ve vizesi
olmadığı için gidemeyeceğini öğrendiğinde tek seçeneği, can güvenliğinin olduğu
İstanbul Havalimanı’nda kalmak olmuş. Yaşama sevincini öldürememiş bir
öldürülme korkusu hissediyor. 34 gündür Giden Yolcu Kontuvar Alanı’nda yaşıyor. Şimdilik pusulasız… Bir valizi ve bir çantası var. Shiva Kaviani bir vejetaryen, bir ayı
aşkın süredir uykuya ve istediği gıdalara hasret… Konuşmaya yeltenip konuşamadığı,
derdini anlatamadığı, ardına bakmadan yanından yürüyüp giden binlerce insanın
arasında, sandalyelerin üzerinde uykusuzluğuyla savaşıyor. Perdede “Mutlu
sonlar hatırlanmaz” görüşü hakimiyet sürse de; bu defa izleyicileri hatırlayabilecekleri
mutlu bir son bekliyor. Umutluyum ki yarın; güzel hanımefendinin günü olacak.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder